24 Mart 2008 Pazartesi

maviler çok üşüyecek


Çocukken geceleri yıldızlara bakardım...
Başımı gökyüzüne kaldırır heyecanla yıldızları sayardım.
Kaçında aşk vardı,
Kaçından böyle görünürdü gökyüzü,

Kaçında denizler bu kadar güzel ve kaçında aşk maviydi...

Yıllar sonra senin gözlerinde gördüm yıldızları...
Gözlerinde o çocukluk heyecanımı yaşadım yeniden.
Mavi denizleri, mavi gökyüzünü, mavi aşkı gördüm...
Belki de onun için sen gözlerini kapattığında sönüyor yıldızlarım...

Gözlerinden bir yol çizdim kendime,

Yıldızlara tutunarak ulaştım aşka...

Aşk maviydi; gözlerinde aşka bulandım...
Şimdi belki de bu yüzden;
Gözlerini kapadığında yolumu kaybedişim...

Şiirler okurdum gökyüzüne bakarak;

Nefesimden cam buğulanırdı...
Adımı yazardım o şiirli buğuya,
Yanında bir boşluk bırakarak...
Sonra yanına eklenecek mavi aşkımı hayal ederdim saatlerce...
Şöyle olmalı, böyle bakmalı, böyle konuşmalı...

Şimdilerde gözlerine bakarak şiirler okuyorum içimden, sen duymuyorsun...
Gözlerinin buğusuna adımı yazıyorum,

Yanına da mavi aşkımı;
Yani seni...
Kapasan gözlerini, buğusu silinecek,

Adım silinecek gözlerinden, aşk silinecek...

Bir şiir okuyorum soğuk cama yaslanıp;
“Yokluğun cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum kapama gözlerini” diye biten...
Şimdi gözlerini kaparsan;
Gözlerindeki yıldızlar sönecek...
Şimdi gözlerini kaparsan;
Maviler çok üşüyecek...

6 Mart 2008 Perşembe

masmavi


Masmavi .

Mavidir ördüğü kazak yarine.
Nazar boncuğudur Aşkı...

Kara gözlü olsa da
mavi gözlüm diye saklar yüreğinde..

AŞK'a düşen renk mavidir

Pembe düşler mavidir.
Yosunlardan, kırçiceklerine,
güneş'in doğuşuna vardır,
mavi

Koyumavi olsa da güneş-batımı,
maviliklerdir yürek de kalan.
Baksanız ya,

"Aslolan yaşamdır" diyen mavi gözlü devadam Nazım
yoldaşım, karım, sevgilim, kardeşim, anam, kolum, bacağım.demiş.
Erguvanlarla beslemiştir;
miniminnacık kadınına
şiirlerini.
Aşksız bir yaşam olabilir mi?
Sardunyalarla örtülü pencerededir, aşkın rengi..
Köylü güzelinin pazeninde kırçiçekleri açar.
saraylının ipek-kadifedir entarisi;
kırmızı rujlu, kırmızı güllü..Yakar.
AŞK seslenirken ipektir harfleri,
buzdan notalara dizilmişse,
ayrılık vardır.
Uçurtmalar diyarına doğru yol aldığı da gerçek..
Aşk'ı tanrılar diyarlarında arayanlarda vardır,
Divan Edebiyatı'nda aşık,
kadını fidan boylu, beyaz tenli, gül yanaklı
tanrısal bir resme yapıştırırken ,
acımasız, bencilliğini soyar!
Nedense kavuşamayan aşklar da
kötü, sarışındır aşkkadını .
Erkek ise mağdur.

Hep kandırılan soyulan
Siyah-beyaz filmlerde kadıncıktır !...

Aşk Kadını Leyla, Aşk Erkeği Mecnun'dur hep .
Nedense yollara Mecnun düşer.

Aşkın yaşı- başı olmaz.
Aşkkk.Nelere kadirsin.
yıldızlı tüllerle güne başlanır .
maviliklerde yok olursun.
Ayrılık rengin koyumavidir..
acılar , hüzünler.
Ruhununun sancılarını kemiklerin seslerinde
Duyar-sın .

Ne büyük bir acıdır bu ya rabbim!..
Yaşamadan da olmaz ki.

Aşk'ı yaşamayan evrimini tamamlamamıştır!

Aşk vücudunun giysisini söker
Çıplaklıktır .
Tümlüktür, beden - ruh .
Kanaviçe gibi işlersen aşk mavidir.

Yağmurda sırılsıklam olmanın hazzıdır
beyaz yıldızları yağdırır..
altın yapraklar örter yüreğini..
erguvanlar parfümündür..
papatyalar gelinliğindir
Aşk mavi yolculuktur .
Çiçeği de yabani papatyadır,
ya da sürgün çiçeği lotus .

Zira aşk bir sürgündür! .
Korkularda başlar yolculuk.
Kaçamazsın.

Yüreğindeki kuşun kanat çırpmasıdır ilk anları..
Gözbebeğinin kahkaha atması.
Güzelleşmektir .
Danstır .
Renktir
Bazen Çaykovski ya da
Rodrigo'nun Konçertosu'nda
Hüznün dansıdır .

Bir şiire, resme, bir çocuğun gözlerine aşık olunur .
O aşk başkadır!...

Aşkı besleyen beden-ruh buluşmasıdır.
Büyüsü budur.
Platonik aşklar mum gibidir, eriyiverir

Aşk dokunmaktır.

Gerisi hikaye.
alıntı