5 Haziran 2008 Perşembe







SOĞUK SICAK
sıcak bir kırmızı kadındı,

yüzü denize dönük

çayında İstanbul'u seyre dalardı



turuncu oluyordu sıcak kadın

yüzü hala denize dönük

mavide boğulurdu



solmaya başladı sıcak kadın

denize bakmaz olmuş

mavisinde kaybolmuştu



soğuk bir mavi oldu sıcak kadın

İstanbul'unu sevemiyor

çayında okyanusları içiyordu


Bir deli rüzgâr eser akşam vakti denizlerden
Alır başını gider uzayan sularda bir tekne
Şimdi ben nasılım, şimdi ben nerdeyim, şimdi ben
Kâğıttan güller yap beni ekleme

Al bir bulut ansızın çöker gözlerime
En güzel şarkılar bitti artık en eski ve en
Uzun yalnızlıkların ortasında uzun bir gece
Ta içimde işleyen bir rüya gibi önce sen, sonra sen

Yine mavi deniz yine o korkulu düş sevmek yine
En kuytu ümitlerimiz ayaklar altında ezilen
Oralarda bir yerde büyür karanlığım alabildiğine hemen
Al mavilerini git ben bu denizi batıracağım.

Ama yok sularım aydınlanır belki dur gitme
Arınırdım ısınırdım bana bir şarkı söylesen.

umit yaşar oğuzcan

mavi gülüşlerinle lacivert olsun gece


mavi düşlerinin kolları sardı
hayallerimi
sarmasın varsın artık yaşamak beni
güllerin kokusunu duydum bir kez
sarsıldım derinden,
işte bu sevdanın eli
kuytularda saklanmış gönlüm gecelerce
bin sitem var dilimde,
bin bir beter hece
kır zincirlerimi,
başıbozuk gel öylece
mavi gülüşlerinle lacivert olsun gece
sevdanın adını almışsın maviler güzeli
sevda sende,
mavi de sever elbet seni
geceler biter her günün seheri
olmaz sensiz,
yaşanmaz sevda günleri.

Fatih Kemâl

GÖZÜM
bir iki kulaç daha ve işte mutluluk!
rüzgârlar el kapatırken rengarenk
çiselerken su üstünde kor ateşler
mavi; yani hâlâ mavi bir güzele
tuval arıyorum; ve hâlâ, kulaç
kulaç sabrediyorum mutluluğu
kalkıp kaçak çay demleyebilirsin
sahiplenemez o hüzünlü ellerinle
boydan boya boyayabilirsin de
duvarları naylon şiirlerle ve
biliyorsun, ağrındadır o şimdi
-ah öyle ak pak olmasaydı ellerin
hiç zincirler miydim boynumu eline
sol avucunun içinde bir akciğer
ki nefes alır durur, biliyorsun
“gözüm” nerede oturduğunu da-
belki de bir kupon yaparsın kalkıp
hiç yatırmaz o peygamber ellerinle
eh, biliyorsun, do re mi fa sol lâ si
do da olabilirsin, o şimdi ülkesinde
düşlerinin şah mat gibi devrilirken
-ah “gözüm” acıyor düştüğün yerler
ki tek bir kulaç daha ve işte mutluluk!
biliyorsun, hiç oturur muydun orada
en nadide köşesine bir ölümsüz gibi
ve hâlâ mavi, hâlâ mavi olur muydun-
fırçayı şöyle bir yandan daldırdım
ve seyrek ayak izlerine boyadım aşkı
borular öterken yat kalk yat kalk
sürerken kokusunu iklim çiçekleriyle
üzgünüm; çünkü, sığdıramadım gönlün
tül tuvaline seni, maviyi, ki hiçbir şeyi...















Yazan: NEFESİMSİN
Bir şeyler söylese hep yavaş yavaş.
Yok! Ama sus!
Bir şey söyleme.
Seni bu halinle seyretmek istiyorum,
Senelerce...
Yüreğinden Kim Bilir Neler Vaat ettin
Bu Sözlere, Hayatından
Neler Çaldırdın Kim Bilir Bu Mısralara,
Gözlerinden Neler Sakladın Kim Bilir
Bu Sonu Olmayan Derin Yaralara
Yüreğine Sağlık Çok Güzel Olmuş.
Beni Derinden Yaralayan Sözlerdi Bunlar.
Mavilikler Her zaman
Seninle Var Olsun,
Seninle Hayat Bulsun....